پايگاه اطلاع رساني دفتر آيت الله العظمي شاهرودي دام ظله
ArticleID PicAddress Subject Date
{ArticleID}
{Header}
{Subject}

{Comment}

 {StringDate}
 
 
 
Saturday 25 May 2019 - السبت 19 رمضان 1440 - شنبه 4 3 1398
 
 
 
 
 
 
 
 
  • İMAM RIZA (A.S)  
  • 1389-03-27 20:45:28  
  • تعداد بازدید : 56   
  • ارسال به دوستان
  •  
  •  
  • Bismillahirrahmanirrahim

    İnsan, Allah Teala’nın emrini doğru bir şekilde yerine getirmesi, zarar ve hayrını iyice tanıması ve kendisini iyice eğitebilmesi için, İlahi önder ve ahlaki değerlere sahip olması gerekir. En güzel önder Hz. Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt (a.s) İmamlarıdır; en güzel değer de O’nların söz ve siyerleridir.
    İnsan oğlunun bir takım maddi ve manevi ihtiyaçları olduğu için, bu ihtiyaçların giderilmesinde bazı insanlara muhtaçtır. En mükemmel insanlar da Peygamber ve masum İmamlardır. Bu değerlere sahip olmayan milletler, hayatlarını bataklık içerisinde hayvanlar gibi sürdürmekteler. Allah Teala’nın insanlara Peygamber ve İmamlar göndermesi, insanların hayır ve şerlerini onlara bildirmeleri ve onlara her yönden kılavuzluk yapmaları içindir.
    Şunu bilmekteyiz ki, şu anda gaybete çekilmiş İmam Mehdi (a.f) hariç, Peygamber (s.a.a) ve diğer İmamlar yaşamıyorlar. Ama onların söz ve siyerleri halen bizim aramızdadır; o söz ve siyerlerden gafil olmamamız ve edebildiğimiz kadar onlardan yararlanmamız gerekir.
    İlim, maneviyat ve mutluluk peşinde olan kimseler, mutlaka Hz. Peygamber (s.a.a)’in de buyurmuş olduğu gibi Ehl-i Beyt’in kapısını çalmalı ve O’nların ilim denizinden doyasıya kanmalıdırlar. Çünkü Allah Teala Kur’ân-ı Kerim’de Ehl-i Beyt’in tertemiz olduğunu buyurmuş ve Hz. Peygamber de O’nları halka tanıtarak O’nların üstünlüklerini ve O’nlara başvurulmasının gerekliliğini hal ve hareketleriyle çeşitli yer ve şekillerde vurgulayarak açıklamıştır. Kur’an ve Ehl-i Beyt, Resulullah (s.a.a)’in bizlere bırakmış olduğu iki değerli emanettir; onlara sarılmak, onları halka tanıtmak, onlara sahip çıkmak ve onlardan yararlanmak her müminin kaçınılmaz vazifesidir.
    Buna binaen, Ehl-i Beyt İmamlarının sekizincisi olan İmam Rıza (a.s)’ın hayat, siyer ve sözlerini okumak, O İmam’ı tanımak için en iyi bir vesile ve insanın hayatı için en mükemmel bir kılavuzdur. İmam Rıza (a.s)’ı hatırladığımızda O’nun garipliği, Âl-i Muhammed’in alimi olduğu ve Medine’den Horasan’a zorla götürülüp zorla veliaht kılındığı insanın aklına gelmektedir.
    İmam Rıza (a.s)’ın vatandan ayrılıp gurbet ellerde yaşamaya mecbur kılınması, İmam (a.s)’ı İlahi görevini yapmaktan alıkoymamıştır. Biz İmam Rıza (a.s)’ın münazara, söz ve siyerine baktığımızda İmam (a.s)’ın Ehl-i Beyt mektebini savunduğunu ve edebildiği kadar da O’nu çeşitli şekillerde tebliğ ettiğini görmekteyiz.
    İmam Rıza (a.s)’ın İran’da olması, o ülke için her yönden büyük bir nimet ve bereket kaynağı olmuştur. Ehl-i Beyt İmamları ve ailesinden olan her şahıs da nerede bulunmuşlarsa, o bölge, hatta o ülke için büyük nimet ve bereketlere sebep olmuşturlar.
    Dünya ve ahiret mutluluğu peşinde olan herkes, Resulullah (s.a.a)’in iki ağır ve değerli emanetinden biri olan Ehl-i Beyt İmamlarından uzak kalmamalıdır; O’nları dilde seviyorum demekle yetinmemelidir; O’nların siyer, söz ve tavırlarına göre kendisini ayarlamalıdır.
    Eğer bizler İmamların söz, siyer ve faziletlerini halka anlatabilmiş olursak, kendilerinin de buyurmuş oldukları gibi halk O’nların sözlerine uyar. Eğer uymamışlarsa suç bizdedir; çünkü ya onları tanıtmamışız veya tanıtırken yanlış ve yetersiz olarak tanıtmışız.
    Allah’ım, bizleri gaflet uykusundan uyandır; düşman ve dostlarımızı bize tanıt; bizleri Ehl-i Beyt’i seven ve O’nların izlerinde hareket edenlerden kıl; O’nların bu dünyada ziyaret ahirette ise şefaatlerini bizlere nasip eyle ve bu çalışmaları bizlerden kabul buyur.
    “Ey Peygamber’in Ehl-i Beyt’i, risalet karargahı, meleklerin uğradığı kimseler; rahmet madenleri, ilim hazinelerinin kaynakları, ümmetlerin yöneticileri, iyilerin mücevherleri, iman kapıları, Rahman’ın emanetdarları, resullerin yakınları selam olsun size.
    Size dost olan Allah’a dost olmuştur; size düşman kesilen Allah’a düşman kesilmiştir; size sarılan Allah’a sarılmıştır. Sağlam ve doğru yol sizin yolunuzdur; fena yurdunun şahitleri ve bekâ yurdunun şefaatçileri sizsiniz; kesintisiz rahmet, korunmuş nişane, mahfuz emanet ve insanların imtihan edildikleri kapı sizsiniz; size gelen kurtulur, size gelmeyen ise helak olur.
    Babam, annem, ailem, malım ve yakınlarım size feda olsun. Allah’ı ve sizleri şahit kılıyorum ki, ben size ve sizin inandıklarınıza iman etmişim, sizin düşmanınıza karşıyım, sizin reddettiğiniz şeyleri ben de reddediyorum, sizin makamınıza arifim, size karşı gelenlerin sapıklıkta olduklarını biliyorum.
    Sizin dostlarınızın dostuyum, düşmanlarınızın düşmanıyım, sizinle savaşanla savaşırım, sizin hak bildiğinizi hak bilirim, sizin batıl bildiğinizi batıl bilirim, ahdinize bağlıyım, sizlerin makamına inanıyorum, gelişinize iman ediyorum, dönüşünüzü tasdik ediyorum, emrinizi bekliyorum, devletinizin arzusundayım, sizi Allah indinde şefaatçi kılmışım, sizin hürmetiniz için Allah’a yakın olmak istiyorum, kalbim sizlere teslim olmuştur, görüşüm size tabidir, yardımım sizin için hazırdır, ben sizinleyim, size desteğim, sizden başkasıyla değilim.
    Sizin hakkınızı inkar eden, velayetinizden çıkan ve mirasınızı gasp eden, sizlerin hakkında şüpheye düşen, sizden ayrılan, tağut ve şeytandan ve onların zalim hiziplerinden Allah’a sığınıyorum; sizin dışınızda her vasıta ve önderden ve ateşe çağıran imamlardan O’na sığınıyorum...”

     
    نام :
    نام خانوادگی :
    ایمیل :
     
    متن :
    متوسط امتیاز :
    %0
    تعداد آراء :
    0
    امتیاز شما :
     

     
     
     
     
     
     

    آدرس: قم - روبروي شبستان امام خميني(ره) - دفتر آيت الله العظمي شاهرودي (دام ظله)

    تلفن: 7730490 3، 7744327 3- 025 فکس: 7741170 3- 025  

    پست الکترونيک: info@shahroudi.net / esteftaa.shahroudi.com@gmail.com